En sık karşılaştığınız hukuki sorunlar, İzmir’deki süreçler ve temel haklarınız hakkında net ve aydınlatıcı yanıtları bu bölümde derledik.
Hukuki süreçlerinizde sizi temsil edebilmemiz için noter onaylı vekaletname gereklidir. Size en yakın notere giderek, ofisimizin size ileteceği avukatlık bilgilerini paylaşarak "genel dava vekaletnamesi" çıkarabilirsiniz. Yurt dışında yaşayan müvekkillerimiz ise bulundukları bölgedeki Türk Konsolosluklarından randevu alarak vekaletname işlemlerini gerçekleştirebilirler.
Türk hukuk sisteminde, kanunun istisna kıldığı zorunlu müdafilik halleri (bazı ağır ceza davaları vb.) dışında kişilerin kendi davalarını açması ve takip etmesi mümkündür; yani avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak usul hukuku kuralları, hak düşürücü süreler ve dilekçe yazım teknikleri oldukça teknik konulardır. Hukuki süreçlerde yapılabilecek usuli bir hata, esasta haklı olsanız dahi geri dönülemez hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle süreçlerin uzman bir İzmir avukatı aracılığıyla yürütülmesi hukuki güvenliğiniz açısından önemlidir.
Gayrimenkul hukuku kapsamında kiracı tahliyesi; gereksinim (ihtiyaç) sebebiyle, kira bedelinin ödenmemesinde temerrüt oluşmasıyla veya geçerli bir tahliye taahhütnamesine dayanarak başlatılabilir. İzmir gayrimenkul avukatı olarak, ihtarname çekilmesinden davanın açılmasına ve icra aşamasına kadar olan tüm süreci yürütmekteyiz. Süreç, davanın açılacağı mahkemenin iş yüküne ve tahliye sebebine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Tapu kayıtlarının hukuka aykırı, hatalı veya gerçeği yansıtmayan şekilde (yolsuz) tescil edildiği durumlarda bu dava açılır. Özellikle muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), vekalet görevinin kötüye kullanılması veya işlem anında ehliyetsizlik gibi durumlarda hak kaybı yaşamamak adına dava yoluna gidilmelidir. İzmir gibi gayrimenkul devirlerinin yoğun olduğu bölgelerde, usule uygun hareket etmek için bir gayrimenkul avukatından hukuki destek alınması sürecin sağlığı açısından önemlidir.
Mirasbırakanın vefatının ardından yasal mirasçılar arasında terekenin (mirasa konu malların) paylaşımında ortak bir karara varılamazsa, "ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu)" davası açılması gerekmektedir. İzmir miras avukatı olarak bu süreçte; terekenin tespiti, saklı pay ihlallerinde tenkis davası açılması ve mirasın yasal oranlara uygun şekilde adil dağıtımı için müvekkillerimize objektif hukuki temsil sağlamaktayız.
Merkezimiz İzmir Karşıyaka'da bulunmakla birlikte, müvekkillerimizin ihtiyaçları doğrultusunda çevre illerdeki ve Türkiye genelindeki hukuki süreçleri de takip etmekteyiz. Gelişmiş UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) altyapısı sayesinde farklı şehirlerdeki davalarınızın takibi de ofisimiz tarafından titizlikle yürütülebilmektedir.
Tarafınıza gönderilen ilamsız bir icra takibine (ödeme emrine) konu olan borcun gerçeği yansıtmadığını veya borcu daha önce ödediğinizi düşünüyorsanız, tebligatı aldığınız tarihten itibaren 7 gün içinde takibi başlatan icra dairesine bir itiraz dilekçesi sunmanız gerekmektedir. Süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, icra takibini otomatik olarak durdurur. Ancak haksız yere itiraz edilmesi halinde alacaklının "itirazın iptali davası" açabileceği ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edebileceği unutulmamalıdır. Hukuki riskleri değerlendirmek için tebligatı teslim alır almaz hukuki danışmanlık almanız önemlidir.
Bir hukuki uyuşmazlığı yargıya taşımak için öncelikle davanın konusuna, taraflarına ve taleplerinize uygun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki (HMK) yasal şartları taşıyan detaylı bir dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Dilekçeniz hazırlandıktan sonra, görevli ve yetkili mahkemenin bulunduğu adliyedeki (örneğin Karşıyaka veya İzmir Adliyesi) tevzi bürosuna gerekli harç ve masraflar yatırılarak veya avukatınız aracılığıyla UYAP sistemi üzerinden e-imza ile dava açılış işlemi gerçekleştirilir. Dava dilekçesi sürecin temelini oluşturduğundan, usul hataları sebebiyle hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.
Evet, kanunda açıkça belirtilen şartların oluşması halinde vasiyetnamenin iptali davası açılabilir. Vasiyetnameyi düzenleyen kişinin işlem sırasında hukuki ehliyetinin bulunmaması, işlemin hata, hile veya korkutma (ikrah) altında yapılması ya da kanuni şekil şartlarına uyulmamış olması başlıca iptal sebepleridir. Miras hukuku sıkı şekil kurallarına tabi olduğundan, hak düşürücü sürelere dikkat edilerek dava sürecinin başlatılması gerekir.
Günümüz teknolojisi ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) altyapısı sayesinde mekana bağlı kalmaksızın hukuki hizmet sunmak mümkündür. Farklı şehirlerde veya yurt dışında yaşayan müvekkillerimiz için online toplantılar (video konferans) ve telefon görüşmeleri aracılığıyla hukuki danışmanlık hizmeti sağlamaktayız. Dava açılması veya takip edilmesi gereken durumlarda ise, yurt dışındaki Türk Konsolosluklarından ya da bulunduğunuz şehirdeki noterlerden çıkaracağınız vekaletname ile Türkiye'deki (İzmir ve diğer iller) tüm hukuki süreçlerinizi ofisimize gelmenize gerek kalmadan güvenle başlatabilir ve yönetebiliriz.
Türk hukuk sisteminde bazı uyuşmazlık türlerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması kanunen "dava şartı" olarak düzenlenmiştir. İşçi-işveren alacakları, ticari davalar, tüketici uyuşmazlıkları ve son yasal düzenlemelerle birlikte kira uyuşmazlıkları ile ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında arabuluculuk aşamasının tüketilmesi zorunludur. İzmir avukatı olarak; mahkeme sürecine gerek kalmadan daha hızlı ve az masraflı bir çözüm yolu olan arabuluculuk müzakerelerinde, müvekkillerimizin hukuki haklarını korumak adına aktif taraf vekilliği yapmaktayız.
Tüm Hakları Saklıdır. © 2021 Av. Ebrar Kapanşahin