Tapulu orman arazileri, Türk taşınmaz hukukunun en uzun süredir çözümsüz kalan başlıklarından biridir. Elinde geçerli bir tapu senedi bulunduğu hâlde taşınmazı orman kadastrosu sınırları içinde kalan malikler, yıllarca tapu iptal davalarıyla, tapu kütüğüne işlenen orman şerhleriyle ve mülkiyet hakkının fiilen kullanılamaması sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun, bu tabloyu köklü biçimde değiştiren bir düzenleme getirmiştir.
İçindekiler
ToggleKanunun 14. maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22, belirli şartları taşıyan taşınmazlarda mevcut tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edilmesini ve orman şerhlerinin terkinini öngörmektedir. Bu yazıda düzenlemenin kapsamı, başvuru yolları, süreler ve kapsam dışında bırakılan taşınmazlar ele alınmaktadır.
Sorunun kaynağı, tapu ve kadastro mevzuatı ile orman kadastrosunun farklı zamanlarda ve farklı ölçütlerle yürütülmüş olmasıdır. Bir taşınmaz, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre usulüne uygun şekilde oluşturulup gerçek ya da tüzel kişi adına tescil edilmiş olabilir. Buna karşın daha sonra yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu, aynı taşınmazı kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırmış olabilir.
Bu çakışmanın sonucu, uygulamada üç farklı durumun ortaya çıkmasıdır. Kimi taşınmazlarda tapu hâlen malik adına durmakta, ancak kütükte orman şerhi bulunmaktadır. Kimi taşınmazlarda tapu iptal kararı verilip kesinleşmiş fakat henüz tapuda infaz edilmemiştir. Kimi taşınmazlarda ise iptal kararı infaz edilmiş ve taşınmaz Hazine adına tescil edilmiştir. Ek Madde 22, bu üç durumun tamamını ayrı ayrı düzenlemektedir.
Düzenlemenin kapsamına, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlar girmektedir. Ancak her taşınmaz otomatik olarak kapsam içinde değildir; kanun iki ayrı yol öngörmüştür.
Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup hâlen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli bulunan taşınmazlar için maliklerin idareye başvurması gerekir. Kadastro tespitleri davalı olan taşınmazlarda ise başvuru hakkı, davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişilere aittir. Başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi hâlinde işlem yapılır.
İkinci yol, Orman Genel Müdürlüğünün kendiliğinden yürüteceği inceleme ve araştırmadır. Bu inceleme sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğu tespit edilirse, malikin başvurusu aranmaksızın işlem tesis edilebilir.
Her iki hâlde de sonuç aynıdır: mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir, tapu kütüklerindeki orman şerhleri terkin edilir ve taşınmaz hakkında Orman Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılır.
Düzenlemenin en çok merak edilen yönü, hakkında zaten tapu iptal kararı verilmiş taşınmazlara ilişkindir. Kanun burada da ikili bir ayrım yapmaktadır.
Açılan davalar sonucunda tapusunun iptaline karar verilerek kesinleşen, ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar bakımından iki ihtimal vardır. Mahkeme kararı gereğince taşınmaz bedeli olarak herhangi bir ödeme yapılmamışsa, doğrudan Ek Madde 22 uyarınca işlem yapılır. Ödeme yapılmışsa, yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi gerekir. Kanun burada önemli bir sınır koymuştur: Hazineye geri ödenecek bedel, taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
Tapu iptal kararı infaz edilerek veya rızaen terk edilerek taşınmaz Hazine adına tescil edilmişse, iade imkânı süreye bağlanmıştır. Önceki malikler ya da onların akdi ve kanuni halefleri, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurmalıdır. Bu süre, kanunun yayım tarihi olan 20 Haziran 2026 esas alındığında 20 Haziran 2028’de dolacaktır.
Ayrıca taşınmaz bedeli karşılığı herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmışsa toplam tutarın Hazineye geri ödenmesi şartı burada da geçerlidir. Geri ödenecek bedelin güncel rayiç bedelin altında kalamayacağı kuralı aynen uygulanır. Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanır.
Başvuru yapılmayan veya ödemesi Hazineye geri ödenmeyen taşınmazlardan üç hektardan küçük olanlar ile alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli veya tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilecektir.
Ek Madde 22, yargı süreçleri bakımından da ayrıntılı bir düzen kurmaktadır. Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz. Devam eden davalarda ise bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilir ve sonuca göre hareket edilir. Bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez.
Taraflarca vazgeçilen davalar bakımından ise şu sonuç öngörülmüştür: tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları dâhil olmak üzere derdest davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir; taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
Uygulamaya ilişkin diğer kurallar da şöyledir: yapılacak giderler tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğü hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır; mevcut orman izinleri ve kiralamalar iptal edilmiş sayılır; iade işleminin gerçekleşmesi hâlinde idarelerden hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez. Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile ilgili her nevi bina ve tesis bulunan yerler ise madde kapsamında değerlendirilmez.
Düzenleme geniş görünmekle birlikte, kanun koyucu önemli istisnalar öngörmüştür. Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile şu taşınmazlar kapsam dışındadır:
Ayrıca 2634 sayılı Kanun kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan yerler; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamındaki yerler; özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan taşınmazlar; izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan taşınmazlar; yanan orman sahalarında bulunanlar ve geometrisi ile arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlar da kapsam dışındadır.
Kanun, mülkiyet lehine getirdiği bu düzenlemeyi orman alanı kaybını telafi eden bir hükümle dengelemiştir. Uygulama sonucunda tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine iade edilen ve Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere; Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir.
Uygulama sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenir. Maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Usul ve esaslar ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecektir.
Aynı kanunun 15. maddesiyle Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 23, 2/B uygulamalarına yönelik ayrı bir imkân getirmiştir. Buna göre 2/B şartlarını taşıdığı hâlde, maddenin yürürlüğünden önce kanunda açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaları hükmen iptal edilen yerlerde yeniden 2/B uygulaması yapılabilecektir.
Orman kadastro tutanaklarında uygulamaların tamamlandığının veya başkaca uygulama yapılacak saha bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın, 2/B şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kalan alanlarda da uygulama yapılabilir. Bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmaz. Söz konusu alanlardaki taşınmazlar hakkında açılmış dava bulunması hâlinde, yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilir.
Tapulu orman arazisi için başvuru nereye yapılır? Başvurular Orman Genel Müdürlüğüne yapılır. Malikin başvurusu üzerine yürütülen incelemede, başvurunun idarece uygun görülmesi aranır. İdare ayrıca resen inceleme yaparak da tapu kaydının doğruluğunu tespit edebilir.
Tapu iadesi için bedel ödenecek mi? Tapusu hâlen malik adına duran taşınmazlarda kayıtlar bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir. Buna karşılık tapu iptali nedeniyle daha önce taşınmaz bedeli ödenmişse, iade için bu tutarın Hazineye geri ödenmesi gerekir ve geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
İade başvurusu için süre var mı? Tapu iptal kararı infaz edilerek veya rızaen terk edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlarda başvuru süresi, maddenin yürürlük tarihinden itibaren iki yıldır. Bu süre 20 Haziran 2028’de dolmaktadır.
Devam eden tapu iptal davası varsa ne olur? Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar idarece dava açılmaz; derdest davalarda ise bu işlemler bekletici mesele kabul edilir. Ayrıca taşınmazın aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler bu dönemde işlemez.
Ecrimisil veya tazminat talep edilebilir mi? Hayır. Kanun, iade işleminin gerçekleşmesi hâlinde idarelerden hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir.
7584 sayılı Kanunla Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22, tapulu orman arazileri konusunda uzun yıllardır süregelen mülkiyet belirsizliğine yasal bir çözüm önermektedir. Düzenleme; tapusu duran taşınmazlarda orman şerhinin terkinini, infaz edilmemiş iptal kararlarında işlem yapılmasını ve Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlarda iki yıllık süre içinde iade imkânını içermektedir.
Bununla birlikte kapsam dışı bırakılan taşınmaz kategorilerinin geniş tutulduğu, rayiç bedel üzerinden geri ödeme yükümlülüğünün ciddi bir mali sonuç doğurabileceği ve uygulamaya ilişkin usul ve esasların henüz idarece belirlenmediği göz önünde bulundurulmalıdır. Her taşınmazın tapu kaydı, orman kadastro tutanağı ve varsa yargı geçmişi ayrı ayrı incelenmeden kapsam değerlendirmesi yapılması isabetli olmayacaktır.
Yazar: Av. Ebrar KAPANŞAHİN– İzmir Barosu Sicil No: 17253
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Tüm Hakları Saklıdır. © 2021 Av. Ebrar Kapanşahin